info@muradceltik.com
0536 886 12 96 0212 234 58 55
:Doktorlar Merkezi Abdi İpekçi Caddesi
Reasürans Han 1 No: 57 Kat: 4 Nişantaşı / İstanbul

Böbrek Taşlarında Hangi Tedavi Tercih Edilmelidir?

Böbrek taşları ülkemizde oldukça sık görülen bir hastalıktır. İdrardaki kristallerin birikmesi ve çökmesi taş oluşumuna yol açar. Son 30 yıldır geliştirilen taş kırma cihazları sayesinde böbrek ve idrar yolları taşlarının büyük çoğunluğu cerrahi müdahale olmadan tedavi edilebilmektedir. Son yıllarda böbrek taşı tedavisinde lazer teknolojisinin kullanıma girmesi böbrek ve idrar kanallarındaki taşlara anında müdahale yapılmasına imkan sağlamaktadır. Bu sayede taş kırma tedavisi veya açık cerrahideki ağrılı tedavi sürecine hasta maruz kalmayabilmektedir. Endoskopik yöntemlere lazer tedavisinin eklenmesi ile böbrek ve idrar yolları taşları kolayca tedavi edilebilmektedir.   Taş oluşum sebebini belirleyebilmek için hastada varolan taşın tipinin tespit edilmesi alınacak tedbir açısından öncelikli olacaktır. Eğer hasta düşürmemişse veya düşürdüğü taşı analiz için yakalayamamışsa yine kan tahlilleri yapılmalı ve en sık görülen kalsiyum okzalat olduğu düşünülüp tedbirler alınmalıdır. Kan ve 24 saatlik idrarda yapılacak sonuçlara göre önleyici tedbir ve tedaviler verilebilmektedir.   Böbrek ve idrar yolu taşı varlığında iyi bir anamnez ile taş oluşumuna sebep olan ilaç kullanımı mutlaka değerlendirilmelidir.   Taş oluşum sebeplerini genel başlıkları ile şöyle sıralayabiliriz;

  • – Yetersiz sıvı alınması
  • – Genetik faktörler
  • – Beslenme alışkanlıkları
  • – İdrar yolu enfeksiyonu
  • – Böbrekteki anatomik bozukluklar (Üreterosel, at nalı böbrek vs)
  • – Bazı ilaçlar (Kalsiyum ve D vitamini içeren ilaçlar, aşırı C vitamini alınması (>4g/gün), triamteren, indinavir, sülfonamidler, asetozolamid )

Böbrek ve İdrar Yolu Taşı hastalarda ne tür şikayetler yapar?

  • – Ağrı : En sık görülen bulgudur. Kolik tarzındaki şiddetli ağrı idrar yolundaki gerilmeye bağlıdır. Yan ağrısı şeklinde başlar ve kasıklara kadar yayılabilir.
  • – Hematüri: İdrardan kan gelmesi gözle görülebilen tarzda ve mikroskopik şekilde olabilir. Hiçbir kanama bulgusu vermeyebilir.
  • – Bulantı ve kusma
  • – İdrarda yanma
  • – İdrar yaparken zorlanma
  • – Sık idrara çıkma
  • – Ateş: Böbrek ve idrar yolu taşları enfeksiyona zemin oluşturup ateş yapabilirler. Özellikle taşın idrar yolunu tıkayarak idrar geçişini engellemesi ve idrarda enfeksiyonun birlikteliği ateş olarak kendini gösterir. Bu durumda enfeksiyonun böbrek iltihabı dediğimiz pyelonefrite dönüşmesi söz konusu olmaktadır. Pyelonefritlerde böbrekte hücre kaybı söz konusu olduğu için acil tedavi gerektiren bir durum olarak önümüze çıkmaktadır.

Tanı koymada neler yapılabilir?

  • – Tam idrar tahlili
  • – Kan tahlili(Üre, kreatinin, hemogram, CRP v.b)
  • – Yatarak çekilen ilaçsız film
  • – Ultrason
  • – İlaçlı böbrek filmi (İVP)
  • – İlaçsız çekilen tomografi tanıyı koymada yardımcı olan yöntemlerdir.

Tedavide neler yapılır?

Küçük boyutlu olan taşlar 4-5 mm kadar olanlar % 90 oranında kendiliğinden düşmektedir. Kişiden kişiye değişmekle birlikte 6 mm’e kadar %80 oranında olan taşın kendiliğinden düşme oranı 7-8 mm taşlarda %20’lere kadar düşmektedir. Bu sebeple idrar yolunda taşı olan hastalarda taşın boyutunun ve lokalizasyonunun tespit edilmesi öncelikli amaç olmalıdır.   Kendiliğinden düşebilecek boyutta olduğunu karar verilen taşlarda ağrıyı geçirip bol sıvı alınması, bol hareket yapılması hastaya önerilmektedir. Eğer hastanın tansiyon değerleri normal ise alt uç taşlarında taşın düşmesi kolaylaştırıcı ilaçlar verilebilmektedir.   Tıkanıklık yapabilecek boyuttaki taşlarda ve şikayetleri ağrı kesicilerle geçmeyen hastalarda tıkanıklığın ortadan kaldırılması gerekmektedir. Bunun için de hastaya üreter kateteri takılması, taş kırma(ESWL) uygulanması, endoskopik taş tedavisi uygulanması gibi seçenekler uygulanabilmektedir.

Tedavi Seçenekleri

ESWL ( Şok dalgaları ile taş kırma yöntemi): Vücut dışından gönderilen şok dalgaları ile idrar yolundaki ve böbrekteki taşların kırılmasını sağlayan bir yöntemdir. Tedavinin bir veya birkaç seansta yapılması gerekebilmektedir. Hastaların ayaktan gelip tedavilerini yaptırıp günlük işlerine devam edebildikleri bir yöntemdir. Taşın kanda olduğu durumlarda taşın görülmesinin zor olması taş kırma başarısını ve etkinliğini azaltmaktadır. Aynı şekilde büyük boyutlu taşlarda( 1.5 cm’den büyük) taşların kırılıp tamamen temizlenmesi için 3-4 seans yetmeyeceği için kullanımı tercih edilmemektedir. Böbrekte her taş kırma seansında belli bir miktar böbrek hücresi (nefron) kaybı yaşanmaktadır, bu da taş kırma seanslarının 3-4 ile sınırlı tutulması için bir sebep teşkil etmektedir.   Endoskopi üreter taş tedavisi : Böbrek ve İdrar kanalındaki taşlarda ESWL yönteminin uygulanamadığı veya etkili olmadığı durumlarda idrar yolundan ince çaplı sert veya yumuşak aletlerle girerek taşların lazerle yok edildiği veya küçük parçalar haline getirilip dışarı alındığı bir yöntemdir. Acil durumlarda yani taşın idrar yolunu tam olarak kapattığı ve ilaçlarla ağrısı geçirilemeyen hastalarda en çok kullanılan yöntemdir.   Genel anestezi altında yapılan operasyonda hiçbir kesi olmadığı için hastalar günlük işlerini rahatlıkla yapabilmektedir. Taş tamamen ortadan kaldırıldığı için hastaların ağrısıda olmamaktadır.   Perkütan Nefrolitotomi(PCNL) :ESWL yöntemi ile kırılamayan ve boyut olarak büyük taşlarda böbreğe dıştan endoskopik aletlerle küçük bir delik açıp taşların parçalanarak dışarı alındığı bir yöntemdir. Bu yöntem çok büyük boyutlu taşlarda kullanılan , genel anestezi altında uygulanan bir operasyondur. Hastaların 1-3 gün arasında hastanede kalmaları gerekmektedir. Hastalar taburcu olduktan sonra çok rahatlıkla günlük işlerini yapabilmektedirler. Vücudun arka tarafında böbrek lokalizasyonunda yaklaşık işaret parmağı kalınlığı kadar bir delikten bu operasyon yapılmaktadır. Kesinin çok küçük olması ameliyat sonrası ağrı çok az olmasına ve iyileşmenin çok daha hızlı olmasına yardım etmektedir.   Açık Taş Cerrahi: Günümüzde en az kullanılan yöntemdir. Hastanede kalış süresi daha uzun , kesi yeri daha büyük ve hastanın ağrısı daha çok olmaktadır.