info@muradceltik.com
0536 886 12 96 0212 234 58 55
:Doktorlar Merkezi Abdi İpekçi Caddesi
Reasürans Han 1 No: 57 Kat: 4 Nişantaşı / İstanbul

VARİKOSEL TANISI NASIL KONULUR?

Varikosel, testise ait kirli kanın testisten gönderilmesinde görevli toplardamarların aşırı genişlemesi ve buna bağlı olarak kan dolaşımında reflü olması durumuna denir. Varikosel ilerleyici testis hasarı yapma potansiyeli olan bir hastalıktır.
Varikosel tanısında, fizik muayene, skrotal doppler Ultrasonografi, venografi, termografi, sintigrafi ve magnetik rezonans gibi yöntemler kullanılabilirken, genellikle fizik muayene ile tanı konur, normalde ek bir görüntüleme yöntemine gerek yoktur. Fakat kurumsal (SGK, özel sigorta ve diğer kurumlar) kurallar sebebiyle hastalıklarda varikosel varlığının radyolojik olarak ortaya konulması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu sebeple en sık kullanılan yöntem skrotal doppler Ultrasonografidir.
Hangi durumlarda varikosel tanısı koymada ek görüntüleme yöntemleri kullanılır?
1-Fizik muayene yapılmasının sıkıntılı ve zor olduğu durumlarda(testisleri skrotal kesenin üst bölümünde yeralan hastalar, skrotum kesesi küçük olanlar, muayene yapmaya engel testis hassasiyeti olan hastalar)
2.Fizik muayenede zorluk oluşturan anatomik özellikler (şişmanlık, beraberinde hidrosel bulunması) ek görüntüleme yöntemlerinin kullanılmasını zorunlu kılmaktadır.
VARİKOSELİN GÖRÜLME ORANLARI HASTA GRUPLARI ARASINDA FARKLILIK GÖSTERİR
Varikosel , 10 yaş altı çocuklarda görülme sıklığı düşüktür (yaklaşık %1),
Tüm erkekler arasında görülme oranı % 15-20 iken,
Kısırlık sebebi ile başvuran ve ilk kez çocuk sahibi olacak erkeklerde %21-41 oranında görülürken,
Kısırlık sebebi ile başvuran erkekler arasından daha önce çocuk sahibi olmuş olan erkeklerde varikosel
görülme oranı %75-81’dir.
SUBKLİNİK VARİKOSEL NEDİR?
Fizik muayene sırasında tespit edilememiş fakat radyolojik görüntüleme yöntemlerinin kullanılması sonucu tanı konulan varikosele ‘’subklinik varikosel’’ ismi verilir. Tüm erkekler arasında subklinik varikosel görülme sıklığı % 35-62 oranındadır. Subklinik varikoselin tedavi edilmesinin sperm değerleri ve gebelik oranları üzerinde etkisi net olarak ortaya konulamamıştır. Bu sebeple subklinik varikoselin tedavi edilmemesi gerektiği belirtilmektedir.
VARİKOSEL HASTALARDA HORMONAL PROBLEME YOL AÇAR MI?
Varikosel hastalarında kan testosteron seviyesinin varikoseli olmayan hastalara göre daha düşük olduğu ve ameliyat sonrası bu değerlerin yükseldiği gösterilmiştir. Normal sperm üretimi için testis içi testosteron miktarının belli bir değerin üzerinde olması gerektiği bilinmektedir, varikosel hastalarında bu değerin normalin altında olduğu ve operasyon sonrası normal değerlere çıktığına dair verilerde bulunmaktadır.
VARİKOSEL TANISI KONULURKEN HER HASTAYA SKROTAL DOPPLER ULTRASON ÇEKİLMELİ MİDİR?
Genel olarak her kısırlık hastasına testis ultrasonu ve/veya testis(skrotal) doppler Ultrasonografi çekilmelidir. Fizik muayenede ileri düzeyde (grade 2 ve 3 ) varikosel olan hastalarda skrotal doppler USG çekilmeyebilir. Fakat tanıda şüphede kalındığında, hastanın anatomik yapısı dolayısıyla testis muayenesinin çok iyi yapılamadığı durumlarda mutlaka skrotal doppler Ultrasonografi yapılmalıdır.
Varikosel ameliyatı olmuş tekrarlama ihtimalini kontrol için skrotal doppler Ultrasonografi yapılmalıdır. Aynı şekilde subklinik varikosel ismi verilen, muayene ile tanısı konulamayan varikosel durumlarında da skrotal dopler Ultrasonografi çekilmelidir.
Skrotal doppler Ultrasonografi testis yapısı ve kan akımını gösteren bir radyolojik tetkik olup, testislerle ilgili küçük yaşta opere olmuş(örneğin inmemiş testis operasyonu) hastalarda da, kontrol amaçlı mutlaka çekilmelidir.