info@muradceltik.com
0536 886 12 96 0212 234 58 55
:Doktorlar Merkezi Abdi İpekçi Caddesi
Reasürans Han 1 No: 57 Kat: 4 Nişantaşı / İstanbul

Yetişkin kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu neden sık olur?

İdrar yolları, böbrekler, mesane ve üretradaki enfeksiyonlara idrar yolu enfeksiyonu denir. Mesane ve üretrada olunca aşağı idrar yolu enfeksiyonu, böbreklerde ise yukarı idrar yolları enfeksiyonu denir.
İdrar yolu enfeksiyonu mesaneye sınırlı ise sistit olarak isimlendirilir. Hastalar idrar yaparken ağrı, yanma, sık idrara çıkma, acil idrar yapma hissi, kasıklarda ağrı gibi belirtiler gösterirken bazı hastalarda idrardan kan gelmesi(hematüri) şeklinde belirti dahi görülebilir. Kadınlarda en sık görülen idrar yolu enfeksiyonu akut sistittir. İdrar yolu enfeksiyonuna böbreğin dahil olduğu durumlarda akut pyelonefrit ismi kullanılır. Hastalarda ateş, titreme, yan ağrısı, halsizlik, bulantı, kusma gibi belirtiler görülür.
Kadınlarda enfeksiyonun temel yayılım yolu periüretral (idrar yolu) / vaginal veya fekal floradan(barsak florasının etkin olduğu) makat çevresi bölgeden yayılma şeklinde olur. Yetişkin kadınların cinsel aktiviteden önce %1’inde idrar yolu enfeksiyonu gözlenirken, cinsel aktivite başladıktan sonra sıklık oranı % 3-4’lere çıkar. İleri yaş kadınlarda özellikle 60 yaşın üstündekilerde % 20-30 oranında idrar yolu enfeksiyonu görülür.

 

Kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu gelişme mekanizması nasıldır?

Kadınlarda görülen idrar yolu enfeksiyonlarının çoğu dışarıdan bulaşan enfeksiyonlardır(asandan enfeksiyon). Kadınlardaki idrar yolu mesafesinin kısa olması enfeksiyon görülmesi için önemli bir sebeptir. Ayrıca idrar çıkış yeri üretra ile gaita çıkış yerinin yakınlığı idrar yolu enfeksiyonu riskini artırmaktadır.
Cinsel ilişki kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu riskini artırabilir. Kadınlarda cinsel aktif döneme girildiğinde enfeksiyon sıklığında belirgin artış olmaktadır. Kadınlarda tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarında eşininde değerlendirilmesi gerekir. Erkeklerde var olan kronik prostatit hastalığının akut alevlenme dönemlerinde eşlerinde akut sistit atakları oluşabilmektedir.

 

Gebelik Döneminde İdrar Yolu Enfeksiyonları daha sık olur

Gebelik süresince idrar yolu enfeksiyonu belli bir oranda artar, özellikle hamileliğin 9. Ve 17 haftaları arasında artışın en üst düzeye çıktığı tespit edilmiştir. Gebelik sırasında görülen idrar yolu enfeksiyonlarının düşük doğum ağırlıklı bebek sayısının artması, yenidoğan ölümleriyle ilişkili olduğu belirtilmiştir.
Bir kadını gebelikte idrar yolu enfeksiyonu oluşumuna yatkın hale getiren sebepler, gebelik sırasında böbrek ve idrar yollarında meydana gelen anatomik fizyolojik değişiklikler ile ilgilidir. Anne karnında fetüsün idrar yollarına bası yapmasıyla idrar kanallarında genişleme olur. Ayrıca genişleyen rahim mesanenin yer değiştirmesine sebep olur. Buna bağlı mesane tam olarak boşalmayabilir. Böbreklerin kan akımı gebelik sırasında artar , bu sebeple de böbrekler hafif genişler. Bütün bu saydıklarımız idrar yolu enfeksiyonunun daha kolay oluşması için zemin oluştururlar.

 

Gebelik döneminde görülen idrar yolu enfeksiyonlarının çoğunluğu akut sistittir. Gebelikte görülen idrar yolu enfeksiyonlarını 3 gruba ayrılabilir

1. Belirti vermeden (asemptomatik) Bakteriüri : Hastada hiçbir belirti olmadan idrar tahlilinde enfeksiyonun gözlenmesi durumudur. Asemptomatik bakteriüri özellikle hamile kadınlarda % 20 – 40 oranında akut pyelonefrit ismi verilen üst idrar yolu enfeksiyonuna dönüşebilir. Akut pyelonefrit hastanede yatmayı gerektirecek düzeyde olan şiddetli bir enfeksiyon olması sebebiyle asemptomatik bakteriürisi olan hamile kadınların tedavi edilmesi önerilir. Akut pyelonefrit durumlarında anne ve bebeğin karşılaşabileceği riskler toksik şok, yüksek tansiyon, erken doğum, bebek ölümü gibi durumlardır.
Günümüzdeki güçlü antibiyotikler sayesinde belirtilen komplikasyonlar daha az görülmektedir, fakat verilen ilaç tedavilerinin doz ve süresine tam olarak uyulması önem arz etmektedir.
2. Akut Sistit : Gebelik sırasında görülen belirti veren idrar yolu enfeksiyonlarının çoğu akut sistittir. Hastalarda idrarda yanma, sık idrara gitme, idrarı yetiştirememe, kasık ağrısı gibi belirtilerle doktora başvururlar. Akut sistitte gebe olmayanlarda olduğu gibi kısa dönem antibiyotik tedavisi yeterli olmaktadır. Fakat antibiyotik tedavisi sonrası takip amaçlı idrar kültürü ve tam idrar tahlili ile enfeksiyonun tamamen düzeldiği ortaya konulmalıdır. Akut sistit ataklarının tekrarlaması durumlarında profilaktik antibiyotik tedavisi verilebilir.
3. Akut Pyelonefrit: İdrar yolu enfeksiyonlarında enfeksiyonun böbreğe ulaştığı duruma Akut pyelonefrit ismini veriyoruz. Bu hastalar ateş, yan ağrısı, bulantı, kusma, halsizlik, genel durum bozukluğu gibi şikayetlerle başvururlar. Akut pyelonefrit , asemptomatik bakteriürinin ihmal edilmesi, akut sistit tedavisinin tam olarak uygulanmaması ya da idrar yollarındaki anatomik bozuklukların oluşturduğu risk faktörleri sebebiyle görülebilir, aynı şekilde gebenin diyabet gibi sistemik bir hastalığının olması da risk oluşturur. Tedavi ve takip aşamasında hasta mutlaka hastaneye yatırılarak tedavi edilmelidir. İdrar kültürleri gerekirse kan kültürleri alınmalıdır. Enfeksiyonun kana geçtiği bakteriyemi durumu genelde gözlenir. Ateş düşene kadar hastalara damar yoluyla antibiyotik tedavisi verilmelidir. Hastalara mutlaka üriner sistem görüntülemesi yapılmalıdır(Ultrason veya MR). Hamilelerde çocuğun radyasyona maruz kalmaması için tomografi çekilmemelidir. Ultrason ve MR(magnetik rezonans) ile böbrek içerisinde gelişebilecek abse, lokal enfeksiyon odağına karşı uyanık olunmalıdır.

 

Menopoza Girmiş Kadınlarda İdrar Yolu Enfeksiyonu

Menopoza girmiş kadınlarda idrar yolu enfeksiyonu daha sık görülür. Bunun sebepleri arasında östrojen düzeyinin düşmesine bağlı enfeksiyona karşı koruyucu bariyerlerin ortadan kalkmasını belirtebiliriz. Bunun haricide menopoz sonrası sık görülen idrar kaçırma, idrara yetişememe, sık idrara gitme gibi durumlarda idrar yolu enfeksiyonunun oluşumunu kolaylaştırır.
Normal vaginada, östrojenin etkisi ile vagina içi pH değeri düşük olmaktadır. Bunu sağlayan laktobasiller denen vaginal flora bakterileridir. Menopozda laktobasiller daha az bulunur. Östrojen laktobasillerin gelişimini güçlendirir.
Menopoz sonrası kadınlarda idrar yolu enfeksiyonlarında yine aynı şekilde kısa süreli antibiyotik tedavisi yeterli gelir. Fakat tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarında ağızdan veya vaginal krem şeklinde östrojen verilmesi önleyici etki yapmaktadır. Burada östrojen etkisini laktobasillerin sayılarının ve güçlerinin artmasını sağlamakta ve bu şekilde vaginal PH değeri düşmektedir. PH değerinin düşerek vagina içinin asit ortam haline gelmesi enfeksiyon oluşumuna karşı savunma görevi yapmaktadır.